Yeşil Altın: Avokado Neden Politiktir?

Avokado, 'yeşil altın' olarak adlandırılan bir ürün olup, ekonomik etkileri ve politik yönleriyle dikkat çekmektedir. Bu makalede avokadonun karanlık yüzü ve politikalar üzerindeki etkilerini keşfedin.

12/12/20254 min oku

an avocado cut in half on a table
an avocado cut in half on a table

Yemek, sadece beslenmekten ibaret değildir; özünde politiktir. Yediğimiz her lokma, arkasında gizli bir tarih ve görünmez gerçekler taşır. Bu gerçeğin en çarpıcı örneklerinden biri ise kahvaltı tabaklarımızın tam ortasında duruyor: Avokado. Lezzeti ve sağlığa faydalarıyla bir "süper besin" olarak bilinen bu meyve; küresel ticaret, çevre krizleri ve organize suçları içeren karmaşık bir ağın merkezinde yer alıyor.

Diğer:

Yemek Kitabı Önerileri

Hakkımızda

İletişim

Aztek Sembolünden Super Bowl Yıldızına :

Avokadonun yolculuğu, yaklaşık 10.000 yıl önce Güney Meksika ve Orta Amerika'da başladı. Aztekler için āhuacatl olarak bilinen bu meyve, doğurganlık ve soylulukla ilişkilendirilirdi. Ancak günümüzdeki patlaması, büyük ölçüde NAFTA gibi ticaret anlaşmalarına ve Super Bowl gibi pazarlama fenomenlerine dayanıyor.

1994 ile 2021 yılları arasında Meksika'nın avokado ihracat değeri %7000'in üzerinde artış gösterdi. Bu durum ekonomik bir başarı hikayesi gibi görünse de, sahadaki gerçekler çok daha karanlık.

"Kanlı Avokado" ve Kartel Şiddeti :

Meksika'nın Michoacán eyaletinde, avokadonun getirdiği muazzam kârlılık, istenmeyen bir ilgiyi de beraberinde getirdi. Afyon ticaretinin gerilemesiyle birlikte karteller, yeni gelir kapısı olarak "yeşil altına" yöneldi. Bugün bir avokadonun fiyatı, aslında gizli bir "kartel vergisi"ni de içeriyor.

Çiftçiler haraç, adam kaçırma ve şiddetle karşı karşıya kalıyor. Michoacán'daki avokado bahçelerinin %80'inin yasa dışı yollarla, genellikle zorla yerinden etme ve ormansızlaştırma yoluyla kurulduğu tahmin ediliyor. Tedarik zincirinin güvenliği ise artık devlet tarafından değil, çoğunlukla silahlı milisler tarafından sağlanıyor.

Ekolojik Emperyalizm: Şili'deki Su Krizi :

Bedel sadece insani şiddetle sınırlı değil; aynı zamanda çevresel bir yıkımı da içeriyor. Su haklarının özelleştirildiği Şili'de, avokado endüstrisi toprakları kurutuyor. Sadece bir kilo avokado üretmek için yaklaşık 1.000 litre su harcanıyor.

Bu durum, "Ekolojik Emperyalizm" olarak tanımlanan bir tabloyu ortaya çıkarıyor. Zengin üreticiler su haklarını satın alırken, yerel köylüler kurumuş nehirlerle ve içme suyu sıkıntısıyla baş başa kalıyor. Şili, aslında meyve formunda kıt su kaynaklarını Avrupa ve ABD'ye ihraç ediyor.

Yediğimiz Yemeğe Yabancılaşmak :

Marx'ın Yabancılaşma ve Meta Fetişizmi kavramları, avokado ile olan ilişkimizi mükemmel bir şekilde açıklıyor. Süpermarket rafında sadece nihai ürünü görüyoruz; onu üretmek için gereken şiddetten ve su hırsızlığından tamamen kopuk durumdayız. Üreticiye ve ağaca yabancılaşıyor, sadece metayı görüyoruz.

Tam Analizi İzleyin :

Peki bu noktaya nasıl geldik ve bu durum etik tüketim için ne anlama geliyor? Sömürüye destek olmadan bu süper besini tüketmek mümkün mü?

Avokado endüstrisinin arkasındaki tarihi, siyaseti ve felsefeyi derinlemesine incelemek için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz:

References: